Dubakim
Güncel İçerik Portalı.

Kılıçdaroğlu TRT’de ! “Bir arada pekala yaşayabiliriz”

0 1.084

TRT Haber’de canlı yayınlanan “Anadolu Soruyor” adlı programa katılan  Kılıçdaroğlu, gazetecilerin 15 Temmuz’dan sonra “FETÖ’nün devletin çeşitli  kademelerine bu denli sızmış olmasına” şaşırıp şaşırmadığını sorması üzerine şu  yanıtı verdi:

“FETÖ terör örgütüne biz daha önce “F tipi yapılanma” diyorduk. Ama  sonra bu FETÖ terör örgütü olarak tanımlandı. Savcının da iddianameyi bu şekilde  hazırladığı ifade ediliyor. Ama FETÖ üyeleri devlete sızmadılar,  yerleştirildiler. Vali, kaymakam, üniversite rektörlükleri, hepsi bizim  bildiğimiz olaydı. Bu konuda birçok araştırma önergesi verdik. Yargıtay’a 160  hakim atandığında, “Yapmayın 160 militan atıyorsunuz” demiştim. Şimdi yapılanın  yanlış olduğunun farkına varıldı ve ayıklanıyor. Ama nasıl? Olağanüstü hal ile  ayıklanıyor. Terör örgütü yapılanması, paralel yapılanmalı mı, bunu asla kabul  etmeyiz. Devletin çatısı, organları vardır. Terör örgütünden Türkiye’yi  arındırmak demokrasiyi savunan herkesin ‘ama’sız, ‘fakat’sız savunması gereken  bir olaydır.”

Sponsor Reklam

Kılıçdaroğlu, darbe girişimi sonrasında “halkın siyasetçilerin bir  araya gelerek demokrasi mitinginde birliktelik sergilemesini tüm halkın  alkışlamasını” nasıl değerlendirdiği yönündeki soruya, “Teröre karşı ortak  tavrımız bu olmalı.” dedi.

İnanç, etnik, yaşam tarzı eksenli farklılıkların teröre karşı ortak  tavır takınmaya engel olmaması gerektiğini vurgulayan Kılıçdaroğlu, “Meydanlarda  CHP’si, MHP’si, AKP’si bütün partilerin bir araya gelmesi halkı çok mutlu etti ve  halkın tümü bunu alkışlıyor. Biz de bundan çok memnunuz. Çünkü siyaset kavga  değil, kardeşlik sanatıdır. Elbette görüşlerimiz farklıdır. Ama bir arada pekala  yaşayabiliriz. tartışabiliriz de. Tıpkı evlerimizde yaşadığımız gibi. Tartışmalar  olabilir ama bir arada yaşamayı bilmeliyiz. Bir arada olmalıyız, Farklılıklarımız  olmalı, bu zenginlik ve temel dinamiktir. Neden halk çok memnun? Çünkü toplum çok  gerilmişti, müthiş bir kutuplaşma vardı. Şimdi bu kutuplaşmayı attık  üzerimizden.” diye konuştu.

Kılıçdaroğlu, FETÖ üyelerinin siyasi partilere de sızdığına dair  söylemlerin bulunduğu, CHP’de de diğer partiler gibi böyle bir sızmanın olup  olmadığı sorusuna da şöyle cevap verdi:

“Bizim bir istihbarat örgütümüz yok. Kim hangi cemaattendir bilme  şansımız yok. Eğer devlet, hükümet bize ‘şu cemaattendir, şu gerekçelerle’ derse  gereğini yaparız. Ama şimdilik böyle birşey yok. Şu konuda çok dikkatli olmak  lazım. Binlerce kişi kamudan çıkarıldı. Bunların tamamı acaba cemaat üyesi mi? Bu  bir dernek olmadığı için kaydı yok. Bu cemaatin üyesi kim? Ben şahsen bilmiyorum,  sizler de bilmiyorsunuzdur. Belli yayın organları kendini öyle tanımlamış  olabilir ya da cemaatçi dernekler ve üyeleri olabilir. Bir derneğe ya da cemaate  üye olmak suç değildir. Cemaat bir inanç birlikteliği demektir. Bütün cemaatlere  suçlu demek de doğru değil. Mücadeleyi hukukun üstünlüğü şeklinde yaparsanız  problem yok zaten. Darbe girişimi içinde bulunmuşsa, cemaat olsun olmasın zaten  gereğini yapmanız lazım, cezalandırılması lazım. Ama kurunun yanında yaşın da  yanmaması lazım. Bir suçluyu yakalayalım derken masum bir insanı mağdur ederseniz  faturası ağır olur.”

Mitinge HDP’nin çağrılmaması

Yenikapı’daki “Demokrasi ve Şehitler Mitingi”ne HDP’nin çağrılmamasına  ilişkin değerlendirmesinin sorulması üzerine Kılıçdaroğlu şu karşılığı verdi:

“HDP’nin olması gerekiyor. Meclisin bombalandığı geceye bakalım. 4 partinin de milletvekilleri vardı orada. Onlar da oradaydı ve darbeye, FETÖ terör  örgütüne karşılar. Ertesi gün 4 partinin genel başkanları olarak çıktık Meclis  kürsüsünde konuşma yaptık. Onlar da konuşma yaptılar. 4 parti demokrasi bildirisi  yayımladık. Hepimizin imzaları vardı. Grubu olan partiyi dışlarsanız ona oy veren  6 milyon insanı dışlarsınız. Siyaset meşru alanda yapılır. Siyasetin görevi,  bütün partilerin görevi HDP’yi meşru alanın içine çekmektir ki gayri meşru  alandan uzaklaştırma görevimiz de vardır. Sayın Cumhurbaşkanı davet ettiğinde de  “HDP de burada olmalı” dedim.”

HDP’nin “PKK terör örgütü diyemediği” yönündeki eleştirilerin  hatırlatılması üzerine Kılıçdaroğlu, “PKK uluslararası hukuk içinde de bir terör  örgütü olarak tanımlamıştır. “Terör örgütü değil” gibi ucuz söylemler asla kabul  edilemez. Lamı cimi yok, PKK bir terör örgütüdür. Benim söylemek istediğim,  darbeye karşı partilerin ortak deklerasyonu var. Benim, Meclis başkanının, Sayın  Binali Yıldırım Bey’in, HDP’nin imzası varsa demek ki ortak payda oluşturmuşuz  demektir. Bu ortak paydayı büyütmek zorundayız. Büyütürsek Türkiye kazanır.  Kimseyi dışlamadan, kucaklama görevimiz var. HDP’yi zorlayalım, PKK’ya, teröre  karşı çık diye zorlayalım. IŞİD terör örgütüne karşı çıktığın gibi PKK’ya da  karşı çık diyelim.” ifadelerini kullandı.

Yeni anayasa çalışmaları

Kemal Kılıçdaroğlu, yeni anayasa için uzlaşma konusundaki soru üzerine  yargıyla ilgili anayasal düzenlemenin yargının tarafsızlığını, bağımsızlığını  bozduğunu öne sürdü. Yargıya siyasetin buluşmaması gerektiğini ifade eden  Kılıçdaroğlu, “Son olaylar bize bunu göstermiştir. Yargıtaya 160 hakim  atadıklarında “160 militan atıyorsunuz” demiştim. ‘Gelin şu yargıyı düzeltelim’  demiştim. Kabul görmüştü. Sayın Cumhurbaşkanına, Başbakana, Bahçeli’ye yargıyı  bağımsız kılmak için bir paket hazırlayalım dedik. ‘Hakimlerden de görüş alırız,  dünya uygulamalarına bakarız’ dedim. Kabul gördü. Yarından sonra ikinci, üçüncü  görüşmelerle inşallah yol alırız.  19 Ağustos’ta Meclis tatile girerse  yetişmeyebilir. Ama üzerinde uzlaşılırsa niye olmasın? Tatilden çağrılır ve  ikinci oylama yapılarak çözülür.” şeklinde konuştu.

 

Sponsor Bağlantı

Bu web sitesi, kullanıcı deneyiminizi kolaylaştırmak için tarayıcı çerezlerini kullanır, bu yüzden onayınıza ihtiyacımız var. Dilediğiniz zaman tarayıcı çerezlerini silerek bu onaydan feragat edebilirsiniz. Onaylıyorum Daha fazla

Gizlilik & Çerez Politikası